SYKP MYK: Kıdem tazminatı işçilerin alınteridir, geleceğidir, dokundurtmayız!

15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 50. Yılında, işçi sınıfımız şanlı tarihinin çok özel bir parçası olarak tarihe kazınmış Şanlı Haziran Direnişi’nin derslerinin ışığında sermayenin ve AKP Hükümeti’nin her türden saldırısını boşa çıkaracak tarihsel birikime sahiptir.

15-16 Haziran direnişinin 50. Yılının öngünlerinde AKP Hükümeti işçi sınıfına kıdem tazminatı hakkına yönelik yeni bir saldırının hazırlığı içindedir.

Kıdem tazminatı, 11 Mayıs 1971’de 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi ile önce her tam yıl için 15 gün, 01 Şubat 1974’te yapılan değişiklikle her tam yıl için üst sınır engeli olmaksızın 30 gün olarak düzenlendi.

24 Ocak 1980’de Demirel Hükümetince sermaye saldırıları olarak da bilinen kıdem tazminatına sınır getiren düzenlemelere, işçi sınıfı grevler, direnişler ve kararlı bir şekilde sürdürdüğü mücadelelerle bu zamana kadar geçit vermedi.

12 Eylül Cuntası tarafından 1982’de İş Kanunu’nun 98. Maddesi’ne eklenen bir hükümle “en yüksek devlet memurunun bir hizmet yılı için alacağı emeklilik ikramiyesini” geçemeyeceği değişikliği yapıldı. Cunta, hızını alamayarak kuralların dışına çıkıldığında, “altı aydan iki yıla kadar hapis ve 20 bin liradan 50 bin liraya kadar ağır para cezası” uygulaması getirerek işçilerin gırtlağına karabasan gibi çöktü. Dönemin TİSK Başkanı Halit Narin’in bu düzenlemeler için “Bugüne kadar işçiler güldü, bundan sonra gülme sırası bizde” özdeyişi işçi sınıfının hafızasında halen yer alıyor.

50 yılı aşkındır sermaye ve hükümetleri işçi sınıfının en önemli kazanımlarından olan kıdem tazminatı hakkına kırpılmış bu haliyle dahi tahammül edemediği gibi bu kazanımı elinden almaya, gasp etmeye çabalıyor. Tıpkı yalnızca işsizler için kullanılacağı vaat edilen İşsizlik Sigortası Fonu’nu sermayeye kaynak olarak kullandığı gibi. Kıdem tazminatının fona dönüştürülmesi, işçilerin, emekçilerin kaderlerine razı olup,  ellerinde avuçlarında ne kaldıysa sermayeye tam itaatle karın tokluğuna -gelecekleri de ellerinden çalınarak- kul köle olma isteğidir.

Tayyip Erdoğan’ın yeni “İstihdam Kalkanı Paketi”  tam da buna hizmet ediyor. Kıdem tazminatı, “tamamlayıcı emeklilik” adı altında kıdem tazminatı fonuna dönüştürülmek isteniyor. Tamamlayıcı emeklilik adı altında servis edilen fonun daha önce “Yeni Ekonomi Programı” ile tüm işçiler için zorunlu hale getirilmeye çalışılan “Bireysel Emeklilik Sistemi”ne entegre edileceğinden kuşkumuz yoktur. Bu istek, çalışma yaşamının sermaye için oluşturulmaya çalışılan, işçinin geleceksiz bırakılacağı dikensiz gül bahçesi olarak da tanımlayabileceğimiz işçiye cehennem, sermayeye cennet olarak da adlandırılacak emek düşmanı bir rejimin inşasına yönelik son AKP saldırısıdır.

İşsizlik Fonu ile işsizler için kullanılması gereken birikimlerin sermayeye nasıl hoyratça peşkeş çekildiği ortadayken, Varlık Fonu’nun akibeti sorulduğunda yönetimindeki genel müdürün denetçilerle dahi paylaşılmayan raporlar için “onlar devlet sırrı” demesi gibi, oluşturulmaya çalışılan kıdem tazminatı fonu da işçi sınıfının kalan birikiminin nasıl talan edileceğinin ipuçlarını vermektedir.

AKP’nin sermaye örgütleri ile beraber yanlarına hükümet güdümündeki sendikaları alarak, kıdem tazminatını fona dönüştürme arzusu, bir kez daha söyleyelim ki kursaklarında kalacaktır. Pandemi salgınını fırsat bilip kapalı kapılar ardında işçi sınıfının alınteriyle kazandığı bu hakkı gasp edeceklerini sanıyorlarsa bunu ancak rüyalarında görebilirler.

İşçi sınıfı, sermayenin ve güdümündeki AKP’nin bitmek bilmeyen saldırılarına karşı elbet mücadele tarihinden gelen direniş ruhuyla bu azgın saldırıya durdurma yeteneğini gösterecektir.

Şanlı 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 50. yılında, işçi sınıfının tarihsel hafızasından çıkardığı derslerin ışığında AKP Hükümeti’nin bu azgın saldırısını da püskürteceğini inanıyoruz.

SYKP kıdem tazminatı başta olmak üzere, işçilerin, emekçilerin haklarına yönelen saldırıların karşısında olduğunu bir daha ifade ediyor, bu saldırıları boşa çıkarmak için mücadelenin yanı başında, işçilerle omuz omuza olacağını bir kez daha yineliyor. 

Kıdem tazminatı işçilerin alınteridir, geleceğidir, dokundurtmayız!

Kıdem tazminatı haktır, fona devredilerek gasp edilemez!

Kıdem tazminatı her türlü işten çıkarmada ve istifa halinde süre koşulu olmadan ödensin!

İşçilere kıdem tazminatı tavan uygulamasını sınıra bağlayan düzenleme iptal edilerek kıdem tazminatı tavanı kaldırılsın!

İşverenin ödeme aczine düşmesi durumunda kıdem tazminatına devlet garantisi, kıdem tazminatı ödemeyen işverene ise ağır yaptırımlar getirilsin!

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi

Merkez Yürütme Kurulu

SHARE