Engelliler sadaka değil, insanca yaşam istiyor

0
792

uncut_page__777743643

Engelliler sadaka değil, insanca yaşam istiyor 

10-16 mayıs tarihleri arası on yıllığına sakatlar haftası olarak ilan edilmiştir. Bu sürenin bitimindeyse, sakatlar haftası bir gelenek olarak günümüze kadar süre gelmiştir. Ve egemen ideolojiler tarafından kutlanmaktadır. Üstelik de birçok engelli kişi ve örgütünün kabul etmemesine rağmen. Dolayısıyla AKP’nin sadakacı şovlarına karşı onurlu bir yaşam için mücadele eden engelli yurttaşlarımızı destekliyor, herkesi bu mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz.

Günümüzde Türkiye’de kesin olmayan resmi rakamlara göre nüfusun yüzde 13’ünü engelliler oluşturuyor. Kapitalist dünyanın genelindeki sorunları, Türkiye engellileri de, daha ağır biçimde yaşıyor. Genel nüfus içinde okuma-yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 13 iken, bu oran engellilerde yüzde 90 civarlarındadır; okuma-yazma bilenlerinin ise iş gücüne katılma oranı yüzde 10’ları geçememektedir’. Ancak ilkokul mezunu Engellilerin yüzde 70 kadarının ise işgücüne dahil olmadığı görülüyor. İşgücü içinde olan yüzde 10’luk kesimin de yalnızca yüzde kaçının ” istihdam edildiği konusunda somut veri bulunmamaktadır. Bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden engellilerin yüzde kaçınınyararlandığı belli değildir. Meslek kursu, aile rehberliği ve danışmanlık hizmetiyle sosyal ve kültürel hizmetlerden faydalanamayan engellilerin oranı ise yüzde 90’lara ulaşmaktadır.

Kapitalizm ve ondan önceki bütün sınıflı toplumlarda hakim eğilim, engelliliği “faydasızlık”la ilişkilendirme, kişisel bir trajedi ve tıbbi olarak iyileştirilmesi gereken bir sorun olarak görme şeklindedir.  Buna, sağlam olanı normal, rasyonel, iyi, doğru, sağlıklı; sağlam olmayanı anormal, rasyonel olmayan, kötü, yanlış ve sağlıksız sayan “sağlamcı” anlayış eşlik eder. Kapitalizm, kendinden önceki sınıflı toplumların sağlamcı ideolojisini devralarak yeniden üretir. Ancak bununla da yetinmez. Kârlılık, verimlilik, yüksek iş ritmine uyum gibi ölçütlerine uymayan engellileri üretim süreçlerinin dışına iter. Bu yaklaşımı en uç noktasına götüren Naziler, on binlerce engelliyi gaz odalarında yok etti. Bu kadar ileri gidemediğinde ise kapitalizm engellileri gözlerden ırak tutma, toplumsal yaşamdan dışlama ve evlerle bakım kurumlarında tecrit etme politikası izledi.

Kapitalizmin engellileri toplum dışına itme, aşağılama politikasına karşı 1960’larla birlikte gelişen engelliler hareketi, mücadelesiyle sosyal yardımların arttırılması, kamusal alanların mimarisinin engellilerin kullanımına uygun biçimde düzenlenmesi, ulaşımda kolaylıklar sağlanması, istihdamı arttırmak için siyasal ve yasal önlemlerin alınması gibi kazanımlar elde etti.

Ülkemiz öznelinde ise özellikle son 20 yıldır AKP iktidarı ve türevi olan cemaat tarikat yapılanmaları engellilerin, engellilikleri üzerinden sınandığı, sebat etmeleri halinde hem engellilerin hem de ailelerinin öte dünyada rahata erecekleri anlayışını empoze ederek, engellilerin onurlu yaşam mücadelesini bastırmaya çalışmakta.

“Sadaka değil insanca yaşam istiyoruz” diyerek sokaklara çıkan, seslerini duyuran tüm engelli yurttaşlarımızın engelliler haftasını kutluyor, verdikleri onurlu mücadelenin yanında olacağımızı ve önlerinde duran engelleri hep beraber yıkacağımız sınıfsız bir toplum için mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi belirtiyoruz.

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi

Merkez Yürütme Kurulu

TEILEN